Dilber Hala Avrupa Yakası

YÜREĞİN SIFATINDAN DAHA GÜZELMİŞ YAVRUMMM

BAKMAZ KIÇININ SAMSAĞINA ÇIKAR DAĞIN YÜNSEĞİNE

SABAHLARI TOK KARIN İLE GURU MAYDONOZ YİYORSUN ONDAN SONRA BÜTÜN GÜN MANDA GİBİ ACIKIORSUNN

Bu sinsiynen olmaz yawruum guzuuum. Bah sana ben meyremi alacam olluuum, ahilli ol olluuum, yiharim evinizi basInIza…

Bunnar deliganli ya…ganlari deli akiyur…zumzuk vuruyularr

ALLAHhhhhh sen bilirsin ya rabbbbbbbb

Eş eş ekişe, Beş boş beşkişe ,Anamın adı menevşe

Şahikada hiç sevmez: beni anası kılıklı soyhası batasıca çektice damar kuruyasıca hurşik

Adananun köprüsü çağl çağl çağlıyor.bu yar senin arkandan nazlu nazlu ağluyor…..

ZATEN SARIŞINLAR TER KOKAR xD

Vayh, vayh! Hala canim mi diyorsun su gariya ho$$ik! Yooooh benim oglum o, benim oglum o. Goy goy goyugn ogluuuum, boy boy boyugn ogluuum. El gizi almis da, yulari dahmi$ oglum… Oooooyh dihandim… Oyyyh dihandim oglum, dihandim… Kofte geliyur mu Osman?

pekte sısıgaymış sısgalarda sinsi olur derler büyüklerimiz ama bilmiyorum)uyy zaten hastayım oglum zaten hasatayım bi lokma yesem hemen dıganıyorum bağ hele bi köfte yeyim ben osman bağ hele osaman zaten içim almıyor pilavsız heç yiyemem

DERLEDİM HAAAAA
Bağa girdim yaprağa
Doyamadım sarmağaaa
Ben onu almadan
Girmem gara topraaaa
Huuyyyhhh bu da benden size mani olsun

‘ osman, kuzuumm bana oradan köfte söyle pilavı bol olsun’

şekerim düştü dansiyonum furladu ha yogmu dadlu bişeyle azumuz dadlansun
sabah kalktığında guru gayısının üstüne bi bardah içiyörsün,hemen alttan açiyör

YAZI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Merhaba sevgili sevgi.asigenclik.com güzel sözler arşivi okuyanları; bu yazımızda sizlere bir zamanlar çok sevilen ve Türkiye’ye gelmiş geçmiş belkide en güzel komedi dizisi olan Avrupa Yakası nın bir çok sevilen isminden olan dilber hala, (DİLBER KOÇARSLANLI) sözlerine yer vermiş bulunmaktayız avrupa yakasının sevilen yüzü şahika-dilber hala bizleri gülmekten kırıp geçirmişti sitemizde yer alan sözleride umarım sizleri güldürür :)

basliksiz-3_113691568452fdcb7cd5e2a

Kalemden adam papatya prensesi özlemiş ..
Ve onun bundan haberi hiç olmamış ..diye başlamış söze şair ..
Papatya prenses , masallarda anlatılan kişinin çok ama çok ötesindeymiş .
Yalnızmış , belki bir kuleye hapsedilmemiş ama etrafı görünmez kulelerden ibaretmiş ..
Kalemden adam bilmeden senelerce onu beklemiş ..
Etrafı çok kalabalık ama sürekli kimsesizlik çekermiş …
Kutsal bir yalnızlığın ulvi bekçisiymiş .. hayatına dokunmak isteyen çok kişi olmuş
Ama o hiç kimsede aradığını bulamayan müzmin bir derviş imiş ..
Kalemden adam beklerken tanımadığı sevdiğini , hiç boş durmamış ..

Aşk-Sevipte-Kaybetmek-mi

Kalemden Adam Ve Papatya Prensesin Hikayesi

Kalemden adam papatya prensesi özlemiş ..
Ve onun bundan haberi hiç olmamış ..diye başlamış söze şair ..
Papatya prenses , masallarda anlatılan kişinin çok ama çok ötesindeymiş .
Yalnızmış , belki bir kuleye hapsedilmemiş ama etrafı görünmez kulelerden ibaretmiş ..
Kalemden adam bilmeden senelerce onu beklemiş ..
Etrafı çok kalabalık ama sürekli kimsesizlik çekermiş …
Kutsal bir yalnızlığın ulvi bekçisiymiş .. hayatına dokunmak isteyen çok kişi olmuş
Ama o hiç kimsede aradığını bulamayan müzmin bir derviş imiş ..

27 Ekim

2014
ask_nedir

bayan 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi epey bir yakışıklı bir deniz subayı idi. Bundan bir kaç ay evvela yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç hanım ve asla göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti.

Günler geçiyordu. kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu. Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı aşırı üzüyordu. birden aklına eşinin eski işi geldi. geri dönmesini isteyecekti. ama bunu ona nasıl söyleyecekti, sebebi ise artık çok aşırı kırılgan ve neşesizdi. tüm cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı. Karısı dehşetle gözlerini açtı:

04 Eylül

2014
yasli-cift

Dondurucu soğukta bir an önce evime varabilmek için hızla yürürken, ayağımın ucunda bir cüzdan gördüm.. Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır diye acele acele açtım.. İçinde üç dolar ve sararıp kat yerleri yıpranmış eski bir zarftan başka birşey yoktu…

Sol üst köşede yalnızca gönderenin adresi, alıcı adresi yerinde bir posta kutusu numarası vardı. Bir ipucu bulabilmek belki biraz damerakımı giderebilmek için zarfı açtım ve içindeki mektubu okumaya başladım. Mektup, sol yanı çiçek resmiyle süslenmiş bir kağıda, özenli bir el yazısıyla yazılmıştı ve “Sevgili Michael” diye başlıyordu.. Ve “Annesi yasakladığı için onu bir daha göremeyeceğini” anlatarak devam ediyor.. “Ama sakın unutma, seni daima seveceğim” diye bitiyor.. İmza.. Hannah!..

25 Ağustos

2014
dsdfdsf

Onca yıldır birlikte okudukları halde, lisenin mezuniyet balosunda ilk defa konuştular. Öyle büyüleyici bir güzelliği vardı ki Eda’nın, Demir konuştuklarına konsantre olmakta güçlük çekiyordu. Okulda gördüğünde de her zaman başını döndürmüştü bu kız. Alımlı, asil, gururlu bir duruşu vardı. Kumral teni, dümdüz saçları, yosun yeşili gözleri, düz ve hafif kalkık, ince bir burnu, pembe dolgun dudakları ona masum, çocuksu ve aynı zamanda müthiş dişi bir hava veriyordu. Boyu ortalamanın üzerindeydi ve incecikti. Yürüdüğü zaman bir kuğu edası ile süzülüyordu sanki. Küçük yaşlardan itibaren bale yapmış olmasının etkisi hareketlerine ve duruşuna yansıyordu olduğu gibi.

04 Ağustos

2014
yuzyilin-ask-hikayeleri_35094_b

Çok eskiden yeşil bir vadinin içinde bir ırmak kıyısında kurulu bir köy varmış,taa dünyanın öbür ucunda. O zamanlar gündüzleri pek güneşli geçermiş, yağmur yağmadıkça; geceleri hep yıldızlı olurmuş,bulutlar olmadıkça, köy sakinleri tarımla uğraşırlarmış, hayvanlar avlarlarmış, uçsuz bucaksız arazilerinden, sularını kaynağı çok uzakta olan, köylerinin içinden geçen, ırmaktan alırlarmış. Köyde herkes birbirini sever, sayarmış. Köyde bir tek kişinin kalbinde öyle büyük bir sevgi varmış ki bütün köyünküne bedelmiş; Dolun un Intera’ya olan aşkıymış bu. Kız Dolun’u bilirmişte tanımazmış yakından. Dolun dayanamamış bir gün gitmiş kızın yanına. Sormuş Intera’ya onunla evlenip evlenmeyeceğini.

31 Temmuz

2014
masallar-gercege-donustu

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez…. Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında…. Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra… Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu… Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki…

15 Temmuz

2014
244583_10150291777568601_10150291695623601_7434_1974_b

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.

Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın?” diye sormuş.

05 Temmuz

2014
1920_n

Evvel zaman içinde Memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış?
Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış.

“bu gençliğin sırrı nedir” diye.
İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya.

Ama sorular sık ve soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki.
Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca
herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine.
“Bu davette size sırrımı açıklayacağım” demiş.

Herkes merakla davete gelmiş.Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş.

Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş.

Toplam 27 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »